Written by sdd

SİYASETİN DİLİ ÜZERİNE

Özellikle son yıllarda siyasetin hâkim dili toplumsal bütünlüğümüzü zehirlemektedir. Bu, yaşadığımız en tehlikeli sorundur. Siyasi, iktisadi, kültürel, sosyal onlarca önemli sorunumuz var. Bu sorunların hepsi siyasi tercihlerin ve önceliklerin değişmesiyle çözülebilecek sorunlardır. Oysa, toplumsal bütünlüğün bozulmasının yaratacağı sorunları giderebilmek ve bozulan ortak değerleri yeniden sağlamak mümkün değildir. Ortak değerlere sahip olmayan bireyler ve toplumlar birlikte yaşama duygusunu da kaybederler.

 

Toplumun ve yaşamın her alanını ilgilendiren siyasetin dili bireylerin günlük yaşamını etkilemekte ve farklı yaşam tarzlarının şekillenmesine sebep olmaktadır. Siyaset ulusun geleceğini belirleme sanatı olduğu düşünülürse; bu sanatı icra edenler de sanatçı duyarlılığıyla hareket etmelidir. Siyasetin aktörleri unutmamalıdır ki, diğer siyasetçilere hakaret ettiklerinde onlara oy veren kitlelere de hakaret etmiş olmaktadırlar. Böylece bütün bir toplum, siyasetin çirkin, küfürlü ve rencide edici dilinden etkilenmekte ve bu yönde şekillenmektedir.

 

Doğaldır ki bu süreç, siyasete ve siyasetçiye güvensizliğin yolunu açacaktır. Bu hem hiçbir siyasetçiye ve hem de ülkeye fayda getirmeyecek bir girdaptır. Bazı siyasi partiler kısa dönemde bu dilden fayda sağlayabilirler ancak, bu ötekileştiriciüslup nedeniyle ulusun ortak değerleri olumsuz etkilendiğinden uzun vadede onlar da zarar göreceklerdir. Siyasi partilerin sorunların çözümüne ilişkin farklı görüşleri olması işin doğasındandır. Birbirlerini eleştirmeleri, farklı çözüm önerilerinde bulunmaları kaçınılmazdır. Önemli olan bunu yaparken güzel Türkçe’mizin güzellikleri içerisinde kalarak rencide edici, aşağılayıcı, ötekileştirici, önemsizleştirici bir dilden uzak kalmaları, hakaretten ve küfürden kaçınmaya aşırı özen göstermeleridir.

 

Halkımız siyasetin aktörlerinin ağzından birbirlerine “şerefsiz, namussuz, cibilliyetsiz, soysuz, hain” gibi istiskal edici sözcükleri söylemesinden rahatsızdır. Biz aşağıda isimleri bulunan sivil toplum örgütleri olarak halkımızın bu hissiyatına tercüman oluyor; siyasetin aktörlerinin bu dilden uzaklaşmalarını ve toplumun ortak yaşam değerlerinin şekillenmesini zedelememelerini talep ediyoruz.

Sosyal Demokrasi Derneği                                                               Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği